Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

mevlanadan dualar

Nereden Yazdırıldığı: Http://www.nurbahcesi.org
Kategori: İslam
Forum Adı: Dua Köşesi
Forum Tanımlaması: Dilimizin ve kalbimizin dua ile güzelleşmesi temennisiyle
URL: Http://www.nurbahcesi.org//forum_posts.asp?TID=9469
Tarih: 22-Aralık-2014 Saat 23:59


Konu: mevlanadan dualar
Mesajı Yazan: aylin
Konu: mevlanadan dualar
Mesaj Tarihi: 03-Ekim-2008 Saat 10:09
 
Rabbim, senin firkatinden(senden ayrı düşmekten) daha acı hiçbir şey olamaz. Senin dergâhından gayrıya yönelmek kördüğüm olmaktır, hiçliktir.


Ey ihsanının en azı, dünya mülkü olan Allah’ım. Sen kalplerde gizli olanı dahi bilirsin. Ben ne söyleyeyim?


Ey yardım isteyenlerin yardımcısı! Bizi hidayete çıkar. Bilgilerimiz ve mallarımız bizim için iftihar edilecek şeyler değildir.


Ya Rabbi! Lütfunla hidayete erdirdiğin kalbi, dalalete, sapıklığa meylettirme. Takdir kaleminin yazdığı şer ve belaları bizden çevir ve değiştir.


İlahi! Dünyada yüz binlerce tuzak ve dane var. Biz ise, aç kalmış hâris kuşlar gibiyiz. O daneler için tuzaklara atılıyoruz.


Her birimiz, doğan ve zümrüt-ü anka kuşları gibi yüksekten uçsak da, yine her an, yeni bir tuzağa tutuluyoruz.


Ey daima bizim ihtiyaçlarımızın melcei! Biz yine yolumuzu şaşırdık. Ya Rabbi, Senden başka sığınacak kimsemiz, barınacak yerimiz yoktur.


Ya Rabbi! Bize bakma ve ahvalimize nazar etme. Kendi ikramına, hudutsuz ihsanına bak da öyle lütfet.


Bu âlem de mevcut olan her şeyi bize olduğu gibi göster. Hayrı hayır ve şerri de şer olarak.


Rabbim! Bütün denizlerin suyu senin emrine tabiidir. Su ve ateş de senin mülkündür.


Ey Rabbimiz! Temizleyici suyunu, yani hidayet nurunu, inayet ve yardımını lütuf buyur da, şu âlemdeki bütün ateşler nura ve bilcümle azgınlıklar huzura inkilab etsin.


Ey Kadir-i Mutlak, ey kemiyet ve keyfiyetten münezzeh olan Rabbim! Sen zahire de, batına da vâkıfsın. İçimizi de bilirsin, dışımızı da.”

 



-------------
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Aklansın.. Ölümün kara düşleri,
Korkuları, umutlara döndürsün.
Rahmetinle, her damlası
Cehennemler söndürsün...



Cevaplar:
Mesajı Yazan: aylin
Mesaj Tarihi: 03-Ekim-2008 Saat 10:10
 

GÖZDEN SÜZÜLEN BIR DAMLA YASTIR DUA

          

Yürekten kopup gelen niyaz,edeple eğilen baş ve gözden

Süzülen bir damla yaştır dua…

Sonsuz Kudret ve Merhamet Sahibinin kapısında heyecan

Ve umutla bekleyiştir dua..

Karşılıksız ,sınırsız verilmiş nimetlere teşekkürdür dua..

Dostun dosta,sevenin sevgiliyle muhabbetidir dua..

Dünya gurbetinden gerçek sılaya yöneliştir dua..

Seher vakitlerinin kandili ,Hak yolcusunu menzilidir dua..

İslam olmaktır,mümin olmaktır,özgür olmaktır ,kul olmaktır dua..

Mümin bilir ki,”insan “olarak “kul”olarak acizdir,muhtaçtır,

Gücü ancak istemeye yeter..

Bilir ki,Yüce Yaratıcı “Gani”dir,Lütüf,Kerem ve ihsan Sahibidir,

Cömerttir..

Kendisinden istemesinden hoşnut olur..

Kendisinden istiğna edilmesinden,Kendisine muhtaç olunmadığı

Anlamına gelerek tavırlar sergilenmesinden ise hoşlanmaz,gazaplanır…

Sevgili Peygamberimiz(s.a.v.) ,kulun duasının Yüce Allah nezdindeki önem

ve anlamını de söyle ifade eder..

“Kim Allah’tan dilekte bulunmaz,istemezse,Allah ona öfkelenir.”

(Ahmet b.Handel,Tirmizi)

Kulun duası ile ilahi Rahmet arasında doğrudan ve sıkı bir ilişki vardır..

Duayı terk eden kimse,kendisini ilahi Rahmetten mahrum etmiş

Demektir..

İlahi Rahmetten mahrum olan kimsenin de duadan nasibi olmaz..

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz,bu ilişkiyi şu şekilde ifade buyurur..

“Sizden kime dua kapısı açıldı ise,ona Rahmet kapılarını

açılmış demektir.”(Tirmizi)

Mümin kulun Yüce Yaratıcı ile irtibatı öyle kalıcı ve sağlamdır ki,

Hayatındaki hiçbir kırılma noktası onu Rabbi’nden uzaklaştıramaz..

Aksine onu daha da yaklaştırır..

Rabbi ile irtibatı kuvvetli olmayan insan,önemli bir konuda tercih

Yapmak durumunda kaldığında gerginleşir,strese girer..

İyi bir mümin ise böyle bir durumda istihare duası okur…

Günümüzde çoğu insan ,başına bir sıkıntı geldiğinde bunalıma

Girer,içkiye veya yatıştırıcı ilaçlara sığınır..

Hakiki mümin ise,böyle durumlara “salat-i terficiye “okur..

Bir çok insan,bir işin sonucu istediği gibi olmadığını isyan eder,

Lanet okur..

Mümin ise,tevekkül eder ve “inna lillahi ve inna ileyhi raciün”

Diyerek kendisi için mutlaka bir hayır bulunduğunu düşünür..

Evet,mümin hayat tarzı bellidir..

Gücünün yettiği tedbirleri alır ve Alemlerin Rabbi’ne sığınır..

Yaşadığı her olayı onun için bunalım ve stres kaynağı değil,

Yüce Allah’la bir irtibat sebebidir..

Yani,dua için bir vesile………….



-------------
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Aklansın.. Ölümün kara düşleri,
Korkuları, umutlara döndürsün.
Rahmetinle, her damlası
Cehennemler söndürsün...


Mesajı Yazan: aylin
Mesaj Tarihi: 03-Ekim-2008 Saat 10:10
 

Rahmetinin Dilencisi geldi, Kapıyı açmaz mısın?

                    

Seni düsünüyorum simdi…
Günahımdan çok rahmetini..
Ve geldim iste..
Neyim var , neyim yok ise aldım,geldim..
Olanca günahımla,isyanımla…Olmayan sükrüm ve duamla geldim..
Geldim iste..
Geldim Rabbim..
Öyle yorgun düşmüş hâlde geliş ki bu geliş..Öyle yorgunum ki ALLAHım..
Affetsen.. Kurtuluversem bu yükten..
Dinleniversem…
Dileniyorum işte kapında..Rahmetininin dilencilerini eli boş çevirmeyeceğinin bilinciyle dileniyorum..
Geldim işte sonunda..

Alırsın değil mi huzur kapısından..
Kapılar önünde koymasın değil mi ; öyle perişan..?
Çaresizim şimdi… Öylesine çaresiz..Öylesine lâl..
Dışarısı soğuk şimdi…Dışarısı ayaz..…
Huzurunun o sıcak iklimine muhtacım ..
Şimdi yok yeri yurdu bu bedevinin,sokak çocukları kadar..
çöllerde kabul etmez artık ,günahlarımdan..!
Lâ mekânlarda kaldım ALLAH’ım! ..
Zaman tükendi artık...
Tükendim ALLAh’ım..
Tek bir nefes aldırmaz oldu artık gafil yanım..
Muhtacım ALLAH’ım… Öylesine muhtaç..
Ah…
Öyle açım ki hem de,rahmetinin tek bir damlasına..
Ey kalbimin sahibi..
Ey rahmeti ab-ı hayat iksiri..
Rahmetsizlikten kavrulan gönlüme nurlarını yağdırmaz mısın… ?
Ey dertlerin biricik dermanı olan..
Ey ezeli ve ebedi dostu,kullarının…
Geldim işte..Buradayım…
Kabul etmez misin ? ‘’Kulum’’ demez misin?...
Almaz mısın yoksa huzuruna
‘kul’’ olduğunu unutup kulluktan bihaber bu acizi..
Affetmez misin ALLAHım …
Bunca günahıma bakıp da ret mi edersin..?!

Şimdi ne olur Ey Rabbim,izin ver..
İzin ver huzuruna günahsız durayım..
Yetmez değil midir, bunca zamandır omuzlandığım günah yükümü..?!
Günahımı alıp,bu yükten kurtarmaz mısın?
Bunca zamandır işlediğim günahlardandır, sana varamayışım..
Sana gelişimi engelleyen tüm prangaları söküver ALLAh’ım..

‘kULum’’ dediklerin arasına katıver bizleri de..


Sana layık kul olmakla şereflendir ALLAH’ım..
Abd olmakla huzuru bulalım..
Sıkıntılarımızdan kurtulalım abdiyetle..
Bağışla ALLAh’ım..
Cürmümüz çok…
Ama..Ama,rahmetin daha çok..
Rahmetinden ümitvarım…
Sen ki rahmetinin %99’unu kıyamette mü’min kullarına saklayansın…
Geri kalan bir rahmetinle ,dünyada kaldır bu yükümüzü de
huzurunda boynumuzu bükme ALLAH’ım..
Bilirim …
Bilirim affedersin ALLAhım..

‘Senin rahmetin okyanus,
günahım ise okyanustaki adada bulunan ağaçtaki garip kuşun ağzında ;bir nohut tanesi ..’’
O okyanustan bir damla düşür çorak gönlüme de ,
kuraklaşmış tüm yanlarım o ab-ı hayatla yeşersin..
Eksik etme kalbimden rahmetinin damlalarını..
İzin ver nasuh tevbe kapılarından geçeyim de,
dilime değen her bir harf gönlümde yeni dua çiçekleri filizlendirsin..
Baharın ölmüş toprağa hayat verdiği gibi ,
ben de yeni bir hayat bulayım ..
Ölüleşmiş kalbimdan gelen kötü kokular ruhuma değmeden ,
rahmetinin hoş kokuları ile dolayım..


amin

 


-------------
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Aklansın.. Ölümün kara düşleri,
Korkuları, umutlara döndürsün.
Rahmetinle, her damlası
Cehennemler söndürsün...


Mesajı Yazan: aylin
Mesaj Tarihi: 03-Ekim-2008 Saat 10:20
 

KALBIME KAZINAN REYHÂNI

        
Ey Rabbim!

İşte zerreler, kürreler, insanlar, melekler, dağlar, taşlar bütün kainat seni tesbih ederken; ben seni hakkıyla tesbih edememenin ızdırabını yaşıyorum.

Ey merhametlilerin en merhametlisi olan, sonsuz kudret sahibi Yüce Rabbim!

Gecelerden sabahlara kadar sana ram olmuş, o yüce Nebinin aşkıyla pür-envar olmuş yüreklerin iniltisi ve yine gecelerden sabahlara kadar senin azametin ve haşyetinden uyku bilmez, zülfü sırmalı gözlerden dökülen, göz yağmurlarının hatırına, sana kalbimi getirdim…

Kalbim avuçlarımda, sırtımda dağlar kadar günah, sırtımda yılların ve çağın vebali, acziyetim koynumda, acziyetimi senin sonsuz merhametine sunuyorum…

Ey Rabbim! Hal-i pür-melâlimi sana arz ediyorum.
Ya İlahe’l Alemin!

Gözyaşlarım, taifte taşlanan, onca zulümlere maruz kalan sevgili kulun ve Rasûlün Muhammed (sav)in gözyaşları kadar saf ve duru ve masum değil belki, O' nun hatırına bağışla beni...
Yüreğimin tufanında, azgın dalgaların kurbanı oldum. İşte koca bir ömrü böyle zayi eyledim ve şimdi yüce dergahına geldim…

Ey rabbim! Beni zayi eyleme, ne olur çağın keşmekeşliğine beni yenik düşürme, ne güzelsin sen Allah’ım, ne muhteşem bir nizam kurmuşsun ve kainatta her zerreye merhametinle mührünü vurmuşsun. Gönlümü teskin eyle, idrâkımı keskin eyle. Nurunu sal yüreğimin derinliklerine, beni bütün kayıtlardan ve prangalardan kurtarıp kendine kul eyle…

Eğer sen bana merhamet etmezsen, bana kim merhamet edecek? Benim senden başka kimim var! Şu vefasız tavrımı bağışla Ya Rabbi!.. Beni dostlarının kapısından ayırma Allah’ım.

Ey rabbimiz! Bize merhamet eyle...

Yaşadığımız şu asırda, dünyanın her yerinde insanlık farklı bir insan modeli arıyor, kimse yaşadığı halden memnun değil, tarifsiz sıkıntı ve bunalımlar içinde, insanlık gördüğünde ve yüzüne baktığında kalbini rahatlatacak bir dost arıyor. Maddeperestler bile kendileri gibi, nefsine ve malına köle, menfaatine ve şehvetine düşkün insanları görmekten hoşlanmıyor artık. O gerçek dostun varlığını dünyaya duyur Ya Rab!

Gençler var; kendi köklerinden kopmuş, sevgisizliğin ve güvensizliğin ızdırabını yaşarken, kendilerini Allah için kurtaracak, ihanet etmeyen, şefkatle tutunabilecekleri, vefalı gerçek bir dostun hasretini çekiyorlar. O dostu bize göster Ya Rab!

Tüccarlar var; özü ve sözü bir olanı, sözü senet ve mert birini arıyor. Zenginler, üç kuruşluk dünya malı için şerefini satmayan, elindekini insanları küçük görmek için değil, Allah yolunda hizmet için harcayan, gönlü zengin, gözü tok bir insanı arıyor.

Fakirler; kendilerine güleryüzle yaklaşan, dertlerini kendisine arz ettiklerinde, onları hiç sıkılmadan dinleyen, dertlerine çare arayan, dua ile onları destekleyen birini özlüyor.

Cahiller; yaşantısıyla sözü bir olan, yüreği geniş, ahlakı güzel, Allah'a dost olmuş, kusurları yüze vurmayan, herkesi kucaklayan, karşısındaki insanı adam yerine koyan birini bekliyor.

Alimler; ilmiyle amel eden, edep sahibi, Hakkı herşeyden üstün tutan, tevazu sahibi, ihlâsının ve samimiyetinin nuru yüzünde parlayan, bir hak âşığının özlemini çekiyor.

Ey Rabbimiz!

İnsanlığın yüz akı olan, senin nurunu temaşa eden, senin dostluğunu kazanan kalp doktorlarına her zamankinden daha çok ihtiyacımızın olduğu şu demlerde, bir insanı koy kalbime Ya Rab!

O insan, Senin sevdiğin bir insan olsun, yani insan-ı kamil olsun. Bana öyle bir insanı sevdir ki, o insanın kalbinde yalnız Sen olasın. Ben onun kalbinde Seni bulayım.
Onun elinden tuttuğumda, onun elinin üstünde senin kudret elin olsun.

Bana öyle bir sevgili ver ki, onun bakışları cennete açılan iki pencere olsun ve ben onu çok seveyim. Onunla Muhammed (sav)i bulayım. Muhammed (sav)den muhabbet hasıl olsun. Onun muhabbetini duyayım. Onun kokusu genzimi yakan reyhan, adı gönlüme kazınan Reyhânî olsun.

AMİN AMİN AMİN
 


-------------
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Aklansın.. Ölümün kara düşleri,
Korkuları, umutlara döndürsün.
Rahmetinle, her damlası
Cehennemler söndürsün...


Mesajı Yazan: SEDANUR
Mesaj Tarihi: 03-Ekim-2008 Saat 10:24
 Geldim işte..Buradayım…
Kabul etmez misin ? ‘’Kulum’’ demez misin?...
Almaz mısın yoksa huzuruna
‘kul’’ olduğunu unutup kulluktan bihaber bu acizi..
Affetmez misin ALLAHım …
Bunca günahıma bakıp da ret mi edersin..?!

 


-------------
BEN YOKUM DEDİKÇE VAR OLUYORUM!!!



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat