Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...

Nereden Yazdırıldığı: Http://www.nurbahcesi.org
Kategori: Kültür - Sanat
Forum Adı: Şiirler
Forum Tanımlaması: Şairlerin dilinden (serbest konulu)
URL: Http://www.nurbahcesi.org//forum_posts.asp?TID=12509
Tarih: 20-Nisan-2014 Saat 06:12


Konu: Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...
Mesajı Yazan: medahms
Konu: Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:04
 Selamün Aleyküm.
 
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...

senden bilirim yok bana bir faide ey gül,
gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül.
etsem de abestir sitem- i hare tahammül,
gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...

ellerle o zevk etti ben ateşlere yandım,
çektim o kadar cevr- u cefasun ki usandım,
derlerdi kabul etmez idim, şimdi inandım,
gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...

gördüm açılırken bu seher goncayı hare,
sordum nola bu cevr-ü cefa bülbül -ü zare,
bir ah çekip hasret ile dedi ne çare,
gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...

bigane- edadır bilir ol afeti herkes,
ümmid- i vüsal eyleme ondan emelin kes,
beyhude yere ah -u figan eyleme nevres,
gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...

osman nevres
__________________
 
 
 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">



Cevaplar:
Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:10
 

Gül ile Bülbül Aşk-ı Sevdası

 

aşık ettik bülbülü bülbül gitti asık oldu maşuk güle

asırlardır gül suskun yazık oldu gamlı bülbüle

gül hep nazlı ve edalı idi

tüm dert ile cefayı yazık o bülbül çekti

kim diyorsa aşk ölür yanılır bunu bil

o ateşi aşk düştü mü sevmemek yanmamak elde değil

her bahar gülistanda bir gül açılır ve bekler

bir kanat sesi duyulur ve kavuşur sevgililer

gül ile bülbül aşkı imkansızdır

bülbül gülü koparsa gül mahvolacaktır

bülbül kıyamazdı koparmaya

aşkı solacaktı

bülbül sadakatle gülistanda kaldı

aşık olduğu güle aşk nameleri şakıdı

bülbül çırpınırken aşkı-sevda ile

gül bülbülü hiç umursamazdı biran bile.

gül bülbüle olan aşkından sarardı soldu

bülbül güle aşkından perişan oldu

bülbül en içli şarkılarını söyledi

baharda açılacak aşkını her daim bekledi

bülbül iste bu yüzden içli icli sakır

gülün kokuları etrafa yayılır.

baharda güller açılır

sevgililer barışır.

 

Gökçe Demir

Gül ile Bülbül Aşk-ı Sevdası

 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: Akide
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:15
 bu aşkı her okuduğumda içimden bişeyler kopuyor emeğine sağlık sayın medahms abi

-------------
seherlerde eser bad-ı tecelli
uyan ey gözlerim vakt-i seferde.
inayethah zidergah-ı ilahi
seherdir ehl-i zenbin tevbegahı
uyan ey kalbim vakt-i fecirde,
begün tövbe,becu gufran,zidergah-ı ilahi.


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:19
 

 



 GÜL İLE BÜLBÜL

ÇİLELİ BÜLBÜLÜN VEFASIZ GÜLE AŞKI

 

           Gül edebiyatımızda sevgilinin yerine kullanılan bir mazmundur.(Kalıplaşmış söz) Rengi, kokusu ve tazeliğiyle; al yanaklı, kiraz dudaklı, yeşil elbiseler içindeki güzel kokulu sevgiliye benzetilir.  Gülü seven ise ufak tefek boyu ile bülbüldür. Bülbülün dili güzel kullanması (güzel ses çıkarması) ve sürekli sevgilinin yanından ayrılmayıp çapkınlık yapması nedeniyle, gül de gönlünü o kadar güzel kuş dururken ister istemez buna kaptırmıştır. Gül ve bülbül edebiyatta aşkın sembolüdür. Şâirlerimizin çoğu bunlarla aşkını dile getirir ve şâirlerin hepsi aslında birer bülbüldür. Gülün yaprağı, dalı, fidanı ve kokusu güzeldir. Bülbül, sabah rüzgarı (saba) ile gülün yanına gider ve başlar güzel sesi ile onu övmeye ve ona olan aşkını dile getirmeye. Gül de ona karşılık vererek yavaş yavaş uyanarak gülümsemeye (açmaya) başlar. Bülbülün sabahları çok ötmesinin nedeni herhalde aşkına az da olsa bu gülümsemeyle karşılık bulmasıdır.

           Edebiyatta sevgilinin acı ve ıstırap vermesi başta gelen özelliğidir. Zulüm ve eziyette onun

Sınırı yoktur. Gönlü taştır âşıka yâr olmaz, merhametsizdir. Kan içmekten zevk alır. Gül bunu bildiği için zavallı yanık sesli bülbüle eziyet eder. Onun kanını içer. Sivri ve binlerce dikeniyle bu âşığı ayaklarını kanatır ve kanını içer. Hatta gül, renginin kırmızı olmasını bu içtiği kana borçludur.  Bülbül güzel sesi ile aşkı en güzel şekilde  anlattığı için insanlar bundan faydalanmak istemiş ve tuzağa düşürülen çılgın âşık kendisini demir parmaklıklar arasında buluvermiştir. Daha önce sevgilisinin az yüz vermesine bir de bu ayrılık eklenince kafeste daha dertli ve güzel ötmeye başlamıştır. Ne çekmişse dilinden çekmiştir. Ah vatanım, vah vatanım diyerek ötmesinin altında sevgilisinden ayrı olması yatmaktadır. Bütün büyük aşklar gibi, gül ile bülbülün aşkı da birbirine kavuşamadan bu fani dünyada ayrı olarak noktalanır. Tıpkı Mecnun’un Leylâ’ya, Kerem’in Aslı’ya, Ferhat’ın Şirin’e kavuşamayıp aşk ateşleri içinde ölmeleri gibi. Gül, güzel ve çekici olmasına rağmen çok çabuk solar ve ölür. Aşık da çok çile çektiği için hayatı tadını alamadan ömrü çabucak geçer.

          Kırmızı gül Tekke Edebiyatı’nda aynı zamanda Peygamberimizi de çağrıştırır. Gül, kokusunu  Peygamberimizden aldığı da söylenmektedir. Gerek Klâsik (Divan) Edebiyat’ta gerekse Halk Edebiyatı’nda  gerekse Tekke Edebiyatı’nda “gül” en çok sözü edilen çiçektir.

           Bahar mevsiminin diğer adı “Gül Mevsimi, Aşk Mevsimi”dir. Bahar; insanların ve tabiattaki diğer canlıların birleştiği ve yeni bir hayata başladığı mevsimdir. Herkesin zevk aldığı bu mevsimde bülbül mutsuz ve umutsuzdur. Bülbül hiçbir zaman güle olan aşkı kadar karşılık alamamıştır ve alamayacaktır. Gül karşılık verse aşk biter. Sevgi yok olur. Güzel şiirler yazılamaz. Sevgili bunun için aşığa karşılık vermez, başkalarıyla çıkarak  ona ıstırap vermeye, çile çektirmeye devam eder.

           Edebiyatımızda Gül ile Bülbül’ün aşklarını en güzel anlatanlardan biri de Osman Nevres’dir. Şairin Sakız adasındaki on yedi yaşında, taze  yeni parlayan ince uzun boylu, çocukluk aşkı Rum kızının sonradan hayaliyle yanıp tutuştuğu zamanda yazdığı söylenen  yalın ve duru bir anlatımda gönlü yaralıyken kaleme aldığı şiirini şu dörtlükler bu edebiyatımızın yüzyıllardır işlenen hayali aşkı en güzel anlatıyor herhalde:


Senden bilirim yok bana bir fâide ey gül
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül
Etsem de
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=abes - abes dir sitem-i hâre tahammül
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül!

Ellerle o zevk etdi ben âteşlere yandım
Çektim o kadar cevr ü cefâsın ki usandım
Derlerdi kabûl etmez idim, şimdi inandım
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül!


Senden güzelim çare bana kat'-ı emeldir
Etsen dahi
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ülfet - ülfet diyemem ellerle http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=halel - halel dir
Ağyâr ile gezsen de gücenmem ki meseldir
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül!


Gördüm açılırken bu seher goncayı
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hâr - hâr e
Sordum n'ola bu
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cevr - cevr ü http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cefâ - cefâ bülbül-i zâre
Bir âh çekip hasret ile dedi ne çâre
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül!


Bîgâne-edadır bilir ol âfeti herkes
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ümmîd-i+visâl - Ü mmid-i visal eyleme andan emelin kes
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=beyhûde - Beyhûde yere âh u http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=figân - figân eyleme Nevres
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül...

                                       Şiir: Osman Nevres

 

 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:21
 Gönül Bülbülü
 
Güzelliği görmeyen

dostluk nedir blmeyen

aşk bağında gezmeyen

bir gül bile dikmeyen

sahrada kum çölüdür

yaşayan bir ölüdür

Gül gülüşlü sevgili

gönlümün bülbülüdür

ERHAN TIĞLI
 

 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:26
 
Aşk-ı Bülbül

 

 


Gül civârına dâim konar bülbül,

Âh-u feryâd eder de yanar bülbül,

Gülbağında derdini yazar bülbül,

Bahçedeki güle âşıktır bülbül…
 

Gül dalında aşk ile gezer bülbül,
 
Ömrü hep çile ile geçer bülbül,

Güle sitemde dile düşer bülbül,

Sînedeki güle âşıktır bülbül…

Vuslât için gülşene uçar bülbül,

Seher vakti Mevlâ’yı anar bülbül,
 
Güle nazarla didâr arar bülbül,

Cennetteki güle âşıktır bülbül…

(17 Aralık 2008)
Şahin KARATAŞ
 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:33
 

http://gonulsuyu.blogspot.com/2007/04/gl-ve-blbl-birisi-koynunda-diken-tayan.html - GÜL İLE BÜLBÜL

http://3.bp.blogspot.com/_EI7nED5-gE4/Rir7OhKURDI/AAAAAAAAAAU/2cSIHZ7ZnL8/s1600-h/9k%5b1%5d.jpg">
http://4.bp.blogspot.com/_EI7nED5-gE4/Rir7ZxKUREI/AAAAAAAAAAc/CDIS7ozfEzs/s1600-h/images%5b1%5d.jpg">



Gül ve bülbül
Birisi koynunda diken taşıyan nazlı ve nazenin bir mâşuk, diğeri dikenlere aldırmadan gül dalında feryat eden dertli bir âşık. Gül, güzelliğini goncalar içinde saklar, bülbül goncanın açılmasını görebilmek için sabaha kadar diken üstünde dil dökerek bekler. Gül daima naz halinde, bülbül ise, niyaz halindedir.
Gül ve bülbül motifi, folklör ve edebiyatımızda büyük bir yer tutar. Divan edebiyatından halk edebiyatına, şarkılardan tasavvuf mûsikisine kadar bir çok san'at dalında bu ikiliyi baş rolde görmek mümkündür. Atasözlerinde, deyimlerde ve teşbihlerde gül ve bülbül ikilisi sıkça kullanılmıştır. Ahmet Haşim, “Merdiven” şiirinde ömrün hâzan mevsimini gül ile bülbülün hüzünlü aşkı ile özdeşleştirerek şöyle ifade eder:
“Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller,
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller.”
http://4.bp.blogspot.com/_EI7nED5-gE4/Rir8cxKURFI/AAAAAAAAAAk/3DC6jPxvYM4/s1600-h/1k%5b1%5d.jpg">

http://3.bp.blogspot.com/_EI7nED5-gE4/Rir9ChKURHI/AAAAAAAAAA0/E9vn_-nunOo/s1600-h/images%5b3%5d.jpg">


Bülbülün güle olan aşkı sadece mecazî bir muhabbetin ilânından ibaret değildir. Fâni muhabbetin akibeti fenaya ve zevale çıktığından, bülbülün şakıması hep acı bir feryadın, elim bir hüznün terennümü olarak görülmüştür. Halbuki, iman gözü ile bakılıp, kalp kulağı ile dinlendiği zaman, bu şakımaların bir feryat değil, bir zikir ve tesbihat olduğu anlaşılır. Bediüzzaman Hazretleri, kâinata Cenâb-ı Hak namına ve iman gözüyle baktığı için, bülbülün terennümünü şöyle tercüme eder:
http://3.bp.blogspot.com/_EI7nED5-gE4/RisIdRKURII/AAAAAAAAAA8/Z3YnV-YXZcE/s1600-h/01682yy%5b1%5d.jpg">
“Meselâ, meşhur bülbül kuşu, gülün aşkıyla mâruf o hayvancığı Fâtır-ı Hakîm istihdam ediyor. Beş gaye için onu istimal ediyor. Birincisi, hayvanatın nebatata olan münasebetini ilân; ikincisi, Rezzak-ı Kerim tarafından gönderilen hediyeleri alkışlamak; üçüncüsü, hayvanatın imdadına gönderilen nebatatı güzelce karşılamak; dördüncüsü, hayvanat nev’înin nebatata derece-i aşka vasıl olan şiddet-i ihtiyacını beyan; beşincisi, Cenâb-ı Hak’kın bargâh-ı merhametine en lâtif bir tesbihi, en lâtif bir şevk içinde, gül gibi en lâtif bir yüzde takdim etmektir.”

Kâinattaki her sınıf mahlûkatın bir bülbülü vardır. Her sınıfın en seçkini,
en mümtazı, kendi taifesi namına en güzel tesbihat ve takdisatı Mâbuduna takdim eder. Hayvanat taifesinin sözcüsü ve serzakiri de, bülbüldür. Güzel sesli ve hazinâne tesbihatı ile hayvanatın şükür ve zikrini Rabb-i Rahîmine takdim ederken, gülün güzel yüzünde Cemil-i Zülcelâl’in Cemalini seyreder. Seyrettikçe aşka gelir. Bu aşk ile kendinden geçer, cezbe halinde şakımaya başlar. Kalp gözü açık olmayanlar da, bu cezbe halindeki zikir ve tesbihâtı, bir feryat ve figan olarak görürler.
http://4.bp.blogspot.com/_EI7nED5-gE4/RisMnhKURJI/AAAAAAAAABE/dIfcQaYgZBQ/s1600-h/k_gul4%5b1%5d.jpg"> http://1.bp.blogspot.com/_EI7nED5-gE4/RisNpxKURKI/AAAAAAAAABM/mnz4DucB3jI/s1600-h/k_gul5%5b1%5d.jpg"> http://1.bp.blogspot.com/_EI7nED5-gE4/RisN2xKURLI/AAAAAAAAABU/Un3GO6iLDLc/s1600-h/k_gul_07%5b1%5d.jpg">
Bediüzzaman Hazretleri, bu büyük âlemin ve içindeki bütün mahlûkatın her daim zikir halinde olduğunu, başlarında ise, serzakir olarak Hazret-i Muhammed Aleyhisselâtü Vesselâm’ın bulunduğunu belirtiyor. Nur-u Muhammedî’yi (asm) tarif ederken, şöyle diyor: “Şu gördüğün büyük âlem, pek güzel ve şa’şaalı bir cennet bahçesi tahayyül edilirse; Nur-u Muhammedî, onun andelibi (bülbülü) olur.” Demek ki, âlemlerin Efendisi olan Habibullah (S.A.V) da, âlem bahçesindeki bir bülbül gibi Rabbini zikrediyor, Mahbubuna muhabbetini arz ederken, bütün mahlûkat namına tesbihatını da takdim ediyor.
Ayrıca, ümmetinin affı için Rabbine hazinâne yalvarıyor, mü’minleri Cehennem ateşinden korumak için, bülbül misal feryâd-ı figân ediyor.
Hazret-i Muhammed Aleyhisselâtü Vesselâm’ın eşsiz cemâli de, gül ile tasvir edilmektedir. Her mü’min gönül, bu güle âşık bir bülbüldür. Salât ve selâmlarla terennüm ederek, şefaatine nail olmayı diliyoruz.

http://2.bp.blogspot.com/_EI7nED5-gE4/Rir8oRKURGI/AAAAAAAAAAs/0dSxUGYqflg/s1600-h/images%5b3%5d.jpg -

 Gönül Pınarı zaman:



-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:36
 

http://safakkk.blogcu.com/gul-dalinda-oten-bulbulun-olsam_31494901.html - Gül Dalında Öten Bülbülün Olsam

 


Gül dalında öten bülbülün olsam

Ötsem yanık yanık gönlüne dolsam

Aşkını dilesem kalbimi sunsam

Ne olur uğruna sararıp solsam

 

Baharım çiçeğim güzelim sevgilim

Sar beni kollarında canım diyeyim…

 

Bir kuş olsamda pencerene konsam

Aşkın şarkısı sana okusam

Göğsünde yatsamda biraz uyusam

Elemi unutsam neşemi bulsam

 

Beste: Neveser Kökdeş

 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:39
 
Gül perişan, bülbül dertli, ben dertli.
 
 
 

Hangi güle baksam bağrı kanıyor,
Gül perişan, bülbül dertli, ben dertli.
Hangi gönle girsem ateş yanıyor,
Yar perişan gönül dertli ben dertli.

Bülbül gülün, gül bülbülün meftunu,
Gonca nazın, yar sevginin meftunu,
Bir ömür ki sır ehlinin meftunu,
Sır perişan, gönül dertli ben dertli.

Her aşığın bir gül gibi yari var,
her sevdanın tükenmeyen zarı var,
Sevgi nihan, sevilenin arı var,
Ar perişan, gönül dertli, ben dertli. 
S.OLCAN 


-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:55

 BÜLBÜLLERİN ÖTME ZAMANI

 

 

 

 

 

 Nisan..
 

Bülbüllerin ötme zamanı geldi.
“Seherde ağlayan bülbül / Sen ağlama ben ağlayım” diyen Aşık Veysel’in yanık sesinde bülbül olmak var ya başka birşey:“Ötme bülbül ötme bülbül/ Derdi derde katma bülbül / Benim derdim bana yeter / Bir dert de sen satma bülbül!”
 

Aşık Veysel bu..
Dizelerine vurunca çarpılıyorsun.
Bülbülleri hep kafeste oldukları için..
Acı acı öterler diye düşünürdüm.
Meğer,
Onca uğraşlarına rağmen kimseyi memnun edemezlermiş.
Yüzlerce türkiye konuk olmuşta..
Bulan sızlatmış,
Ağlatmış bülbülü.
Kavuşma ve çırpınış.
Sen git bülbül ol.
Sonra da gidip bir güle aşık ol.
Şiirler,


Efsaneler,
Masallar dökülsün.
Hepsinde de gülün dikeni gelsin sana batsın.
 

Efsane bu ya: Gülün rengi eskiden kırmızı değilmiş. Bülbül ise güle âşıkmış. Gül, kendisi için yanıp tutuşan bülbüle hiç yüz vermiyormuş. Bu duruma dayanamayan bülbül gidip gülün dalına konuvermiş. Dikenler bülbülün gövdesine batınca akan kanlar gülün dibine dökülmüş ve kanlar gülün köklerinden ve dikeninden damarlarına geçmiş. Gül, o günden sonra kırmızı açmaya başlamış. İnsanoğlu da bu ne güzel kırmızı güldür demiş.


Bütün güzellikler acıdan geçecek ya..
Bir yerde sızlayacakya bir şeyler.
Hadi gelde kırmızı güle bak şimdi.
Kimbilir hangi bülbülün kanı aktı.
 

Bülbüller nisanda ötmeye başlıyor da..
Ne zaman mı susuyor.
Dutlar olduğu zaman.



“Dut yemiş bülbüle döndüm” sözü bunun üzerine söylenmiş.
Duttaki bir madde bülbüllerin sesinin kısılmalarına neden oluyormuş.

 

“Ötme bülbül ötme bülbül/ Derdi derde katma bülbül / Benim derdim bana yeter / Bir dert de sen satma bülbül!”

AŞIK VEYSEL

 

 



-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:57
 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 11:58
 

http://elit1gurup.blogcu.com/sen-bir-gul-olsaydin_38071761.html - Sen bir gül olsaydın

 


http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=9832&siir=1011195 - Sen bir gül olsaydın

sen bir gül olsaydın
ben bülbül olurdum
dolanır dururdum başında
üşüdüğünde kanatlarımla sarardım
gözyaşı olur akardım kopardıklarında
kaybettiğimde,
bıkıp usanmadan arardım
dağlara, taşlara, kuşlara, ağaçlara,
dünya döndükçe seni sorardım

sen yağmur olsaydın
ben bulut olurdum
şimşek olur çakardım
tufan olur fırtınalar koparırdım
dalga olur savrulurdum derya - deniz
ateş olup yakardım dünyayı
dokunduklarında sana

sen bir gül olsaydın
meltem olur yaprağını okşardım
rüzgar olur ardınsıra koşardım
seninle güler, seninle ağlardım
seninle ölür, seninle yaşardım
ecel geldiğinde ömrümü bağışlardım




http://www.antoloji.com/siir/sair/sair.asp?sair=9832 - Nuri Can


-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 12:01

 gül goncaya durdu....



gül goncaya durdu
geldi geçti baharlar
buram buram bir ayrılık
toprak sardı, her seferinde çileyi
toprak yârdı,toprak candı
ölümde toprak vardı
buram buram ayrılık
gül goncaya durdu
döndü güneşe filiz
bülbüle ferman dikene sitem vardı
sinede ümit
dolu vursa bağlar ağlar
bahçevan kesse bülbül ağlar
diken diken içim yanar
gül goncasına titrer
baharını bekler
bülbül seheri...
bülbül firari
acılar misafir..
ümitler yerli
kimsecikler bilmez
gülün halini
gül goncaya durdu
bu bir kıyam değmeyin
...
gülün ömrü az
kokusu ibadet,mevsimi yaz
yaprağına cemre düşse
incinir...
gül, bahçende incidir
her kışın ölür, baharda doğar gül
gül goncaya durdu
sükûti bülbül
bu bir dönüş aslına gül
S.ALGAN
     

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 22-Mart-2009 Saat 12:07
 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 02-Temmuz-2009 Saat 19:46
 Hangi güle baksam bağrı kanıyor,
Gül perişan, bülbül dertli, ben dertli.
Hangi gönle girsem ateş yanıyor,
Yar perişan gönül dertli ben dertli.


-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat