|
Administrator tarafından yazıldı.
|
|
Perşembe, 01 Nisan 1999 00:00 |
|
Kalbi dünya muhabbetinden halâs edip Hak Sübhânehû ve Teâlâ’nın harâret muhabbetiyle germ olmak, o mü’min için saadet alâmetidir.
Allahü Teâlâ’nın abdinden i’râzının alâmeti, o kulun mâlâya’nî ile iştiğâlidir. Dünya muhabbeti günahların pirîdir.
“Dünya sevgisi bütün günahların başıdır.” buyurulmuştur. Ve onun terki de cemi’ ibâdât’ın başıdır. Dünya mağzûbe-i Hak Sübhânehû ve Teâlâ’dır ki, tâ hılkatinden beri ona sürûr ile nazar buyurmamıştır. Ve onun ehli nişân-ı tard ve la’n ile mersûm ve ma’lûm olmuştur. Haberde gelmiştir ki: “Dünya mel’ûndur, onda olanlar da mel’ûndur, ancak Allah’ı ananlar müstesnâ.”
Çünkü zâkirler ve belki her zerre-i vücûdları dahi Allah Sübhânehû ve Teâlâ’nın zikri ile doludur. Böyle olunca zâkirân-ı Hak Sübhânehu ve Teâlâ bu vaîd’den hâriçtir, fefhem.. (anla!)
|
|
Son Güncelleme: Salı, 27 Nisan 2010 18:50 |
|
Devamını oku...
|